Klinik Pilates Nedir? Kimler İçin Uygundur?

Klinik Pilates, klasik pilates hareketlerinin fizyoterapi ve tıbbi rehabilitasyon prensipleriyle birleştirildiği, tamamen kişiye özel ve bilimsel temelli bir egzersiz yaklaşımıdır.

Bu yöntemde amaç; omurga ve kas iskelet sisteminin yapısal sorunlarını düzeltmek, ağrıyı azaltmak, kas dengesini yeniden kurmak ve kişinin günlük yaşamda daha sağlıklı, güçlü ve kontrollü hareket etmesini sağlamaktır.

Klinik Pilates’in klasik pilatesten ayrılan en kritik noktası, her hastanın tıbbi değerlendirmeden geçirilmesi ve egzersiz programının doktor–fizyoterapist iş birliğiyle hazırlanmasıdır. Bu sayede hareketlerin güvenliği artar, sakatlanma riski azalır ve egzersizler tedavi sürecine doğrudan katkı sağlar.

Klinik Pilates’in Bilimsel Temeli Nedir?

Klinik Pilates, hareket zincirlerinin çalışma prensibini, kas-iskelet sistemi biyomekaniğini ve omurga stabilizasyonunu temel alır.

1.⁠ ⁠Core Stabilizasyonu
Omurga sağlığı için en kritik bölge olan “core”, yani merkez kasları güçlendirilir. Bu bölgedeki derin kaslar (transversus abdominis, multifidus, diyafram, pelvik taban kasları):
•⁠ ⁠Omurgayı doğru hizalar,
•⁠ ⁠Bedenin tüm yük taşıma kapasitesini artırır,
•⁠ ⁠Kronik bel ve boyun ağrılarını azaltır.
Bu kaslar günlük yaşamda çoğu insanda zayıftır; klinik pilates bu zayıflığı güvenli şekilde hedef alır.

2.⁠ ⁠Nefes–Hareket Entegrasyonu
Doğru nefes tekniği yalnızca rahatlama sağlamaz, aynı zamanda omurganın stabil kalmasını da destekler.
Klinik pilates, “lateral nefes” olarak bilinen göğüs kafesine doğru genişleyen pilates nefesini öğretir; bu teknik ağrı yönetiminde ve hareket kontrolünde önemli rol oynar.

3.⁠ ⁠Postür (Duruş) Analizi Temelli Yaklaşım
Her bireyin postürü benzersizdir.
Alaçatı Kliniği’nde yapılan klinik pilates değerlendirmelerinde:
•⁠ ⁠Omurga eğrilikleri
•⁠ ⁠Kas zayıflıkları
•⁠ ⁠Kas kısalıkları
•⁠ ⁠Leğen kemiği (pelvis) pozisyonu
•⁠ ⁠Omuz–boyun hizası
•⁠ ⁠Yürüme ve hareket paternleri
ayrıntılı şekilde incelenir. Bu analizler sonucunda kişiye özel bir tedavi egzersiz programı oluşturulur.

Klinik Pilates’in Faydaları (Bilimsel Çalışmalarla Desteklenen)

1.⁠ ⁠Kronik Bel ve Boyun Ağrılarını Azaltır
Yapılan araştırmalar, klinik pilatesin özellikle disk problemleri, faset eklem kaynaklı ağrılar ve kas dengesizliklerinde belirgin iyileşme sağladığını gösteriyor.
Core stabilizasyonunun güçlenmesi ağrı döngüsünü kırar.

2.⁠ ⁠Skolyozda Omurgayı Destekler
Skolyozlu bireylerde klinik pilates:
•⁠ ⁠Omurga eksenini daha dengeli hâle getirir,
•⁠ ⁠Kas asimetrilerini azaltır,
•⁠ ⁠Korse tedavisine uyumu artırır,
•⁠ ⁠Günlük hareketlerde konfor sağlar.
Özellikle ergenlik dönemindeki skolyozda güçlü bir destek yöntemidir.

3.⁠ ⁠Ameliyat Sonrası Rehabilitasyonu Hızlandırır
Bel, boyun, diz, kalça ve omuz ameliyatlarından sonra güvenli bir hareket planı gereklidir.
Klinik pilates, eklemlere fazla yük bindirmeden kasların yeniden güç kazanmasını sağlar ve tekrar hareket özgürlüğü kazandırır.

4.⁠ ⁠Duruş Bozukluklarını Düzenler
Ofis çalışanlarında sık görülen:
•⁠ ⁠Boyun öne kayması
•⁠ ⁠Omuz düşüklüğü
•⁠ ⁠Bel çukuru artışı
•⁠ ⁠Sırt kamburluğu
klinik pilates ile düzeltilebilir. İlerleyen yaşla birlikte duruş bozukluklarının neden olduğu ağrılar da azalır.

5.⁠ ⁠Spor Yaralanmalarını Önler ve Tedaviyi Destekler
Özellikle koşucular, tenisçiler, dansçılar ve fitness sporcularında klinik pilates:
•⁠ ⁠Kas dengesini sağlar
•⁠ ⁠Eklem stabilitesini artırır
•⁠ ⁠Performansı yükseltir
•⁠ ⁠Tekrarlayan yaralanmaları önler
Sporcuların rehabilitasyon süreçlerinde vazgeçilmez bir egzersiz modelidir.

6.⁠ ⁠Hamilelikte ve Doğum Sonrası Dönemde Güvenlidir
Gebelikte artan omurga yükü ve hormonel gevşeme, vücudu daha hassas hâle getirir.
Klinik pilates:
•⁠ ⁠Sırt ağrılarını hafifletir
•⁠ ⁠Pelvik tabanı güçlendirir
•⁠ ⁠Nefes kontrolünü geliştirir
•⁠ ⁠Doğum sonrası toparlanmayı hızlandırır
Doğru planlamayla hem anne hem bebek için tamamen güvenlidir.

Alaçatı Kliniği Olarak Klinik Pilates’i Nasıl Uyguluyoruz?
Alaçatı Kliniği’nde Dr. Başak Tanrıkulu Orhan yaklaşımı

Her hastanın hikâyesi farklıdır. Bu nedenle klinik pilates programımız şu aşamalardan oluşur:
1.⁠ ⁠İlk Muayene ve Detaylı Analiz
•⁠ ⁠Duruş analizleri
•⁠ ⁠Kas kuvvet testleri
•⁠ ⁠Esneklik ölçümleri
•⁠ ⁠Ağrı haritalaması
•⁠ ⁠Eklem hareket açıklığı
•⁠ ⁠Günlük yaşam alışkanlıkları
Ağrının kaynağı doğru tespit edilmeden hiçbir egzersize başlanmaz.

2.⁠ ⁠Kişiye Özel Klinik Pilates Programı
Her bireye özel, kontrollü ve ilerlemeli bir program oluşturulur.
Hareketler ağrı eşiğine, fiziksel kapasiteye ve tedavi hedeflerine göre düzenlenir.

3.⁠ ⁠Reformer, Cadillac ve Mat Çalışmaları
Güvenli ekipmanlarla, omurgaya kontrollü yük bindirilerek çalışılır.
Her hareket, fizyoterapist eşliğinde doğru formda uygulanır.

4.⁠ ⁠Düzenli İzlem ve Gelişim Takibi
Programlar her 4–6 seansta yeniden değerlendirilir.
İyileşme süreci takip edilerek planlar güncellenir.

Toparlamak gerekirse; Klinik Pilates, doğru analiz, doğru hareket ve doğru sağlık yaklaşımıyla planlanan bir tedavi destek yöntemidir.

Ağrıların azalması, duruşun iyileşmesi, hareket özgürlüğünün artması ve beden farkındalığının yükselmesi klinik pilatesin en önemli kazanımlarıdır.

Alaçatı Kliniği’nde amacımız; her bireyin kendi bedenine daha güvenli ve bilinçli bir şekilde yolculuk yapmasını sağlamaktır.

Polinöropati Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yaklaşımları

Polinöropati, periferik sinir sistemini etkileyen yaygın bir nörolojik tablodur. Vücudumuzdaki hareket, duyusal algı ve otonomik fonksiyonları yöneten periferik sinirlerin birden fazla bölgede aynı anda hasarlanmasıyla ortaya çıkar. Bu durum, günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyebilecek ağrı, uyuşma, karıncalanma, kas güçsüzlüğü ve denge bozuklukları gibi yakınmalara yol açabilir.

Alaçatı Kliniği olarak, polinöropatinin erken tanı ve kişiye özel tedavisinde bilimsel kılavuzlara dayalı, multidisipliner bir yaklaşım sunuyoruz.

Polinöropati Nedir?

Polinöropati; periferik sinirlerin birden fazla segmentinin aynı anda etkilenmesiyle oluşan, akut veya kronik seyir gösterebilen bir nöropati tipidir.


Bu sinirler üç grupta incelenir:

  • Motor sinirler: Kas hareketlerini kontrol eder.
  • Duyusal sinirler: Ağrı, sıcak, titreşim gibi duyuları beyne iletir.
  • Otonom sinirler: Kan basıncı, terleme, bağırsak hareketleri gibi istemsiz fonksiyonları düzenler.
  •  

Polinöropatide bu üç sinir tipi de farklı derecelerde etkilenebilir.

Polinöropati Türleri

Polinöropati, altta yatan nedene göre sınıflandırılır:

1. Diyabetik Polinöropati

En sık görülen tiptir. Uzun dönem yüksek kan şekeri sinir dokusunu zedeler.

2. Toksik / İlaç Kaynaklı Polinöropati

Kemoterapi ilaçları, alkol ve ağır metaller sinir yapısını bozabilir.

3. Enfeksiyona Bağlı Polinöropati

Herpes virüsleri, Lyme hastalığı gibi enfeksiyonlar sonrası gelişebilir.

4. Otoimmün Polinöropati

Vücudun bağışıklık sistemi sinirlere saldırır.
Guillain-Barré Sendromu, CIDP (kronik inflamatuvar demiyelinizan polinöropati) bu gruptadır.

5. Genetik Polinöropatiler

Charcot-Marie-Tooth gibi kalıtsal nöropati sendromları.

6. Beslenme Yetersizliklerine Bağlı Polinöropati

B12, B1, B6 vitamin eksiklikleri sinir kılıfını zayıflatabilir.

Polinöropati Belirtileri

Belirtiler genellikle ayaklardan başlar ve yukarı doğru ilerler:

  • Uyuşma, karıncalanma
  • Yanma tarzında ağrı
  • Ayakta iğne batması hissi
  • Kas güçsüzlüğü, yürüme bozukluğu
  • Denge kaybı
  • Soğuk-sıcak duyusunda azalma
  • Otonom bulgular: Terleme bozukluğu, tansiyon dalgalanmaları, çarpıntı

Semptomlar sinirin akson adı verilen yapısının mı yoksa miyelin kılıfının mı hasar gördüğüne bağlı olarak değişebilir.

Polinöropati Nedenleri

En sık nedenler şunlardır:

  • Diyabet
  • B12 vitamini eksikliği
  • Hipotiroidi
  • Alkol kullanımı
  • Böbrek yetmezliği (Üremik nöropati)
  • Kemoterapi ilaçları
  • Ağır metal maruziyeti
  • Otoimmün süreçler
  • Genetik faktörler

Polinöropati Tanısı Nasıl Konur?

Tanı multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilir.

1. Nörolojik Muayene

Kas kuvveti, refleksler, duyusal yanıtlar incelenir.

2. Laboratuvar Testleri

  • B12, D vitamini
  • Tiroid fonksiyonları
  • Kan şekeri ve HbA1c
  • Böbrek – karaciğer fonksiyonları
  • Otoimmün panel
  • Enfeksiyon serolojisi

3. EMG (Elektromiyografi) / NCV (Sinir İletim Hızı Analizi)

Sinirlerin elektriksel aktivitesini ölçerek hangi tip nöropatinin mevcut olduğunu belirler.
Demiyelinizan veya aksonal hasar ayırt edilir.

4. Deri biyopsisi (gerekirse)

Küçük lif nöropatisinin tanısında kullanılabilir.

Polinöropati Tedavisi

Tedavide amaç hem sinir hasarının ilerlemesini durdurmak hem de yaşam kalitesini artırmaktır.

1. Altta Yatan Nedeni Tedavi Etmek

  • Diyabet kontrolü
  • Vitamin eksikliği giderilmesi
  • Tiroid tedavisi
  • Toksik ilaçların düzenlenmesi
  • Otoimmün süreçlerde immün tedaviler

2. İlaç Tedavileri

  • Nöropatik ağrı için pregabalin, gabapentin, duloksetin vb.
  • İltihabi nöropatilerde IVIG veya kortikosteroid protokolleri (uygun hastalarda)

3. Yaşam Tarzı Düzenlemeleri

  • Düzenli yürüyüş ve egzersiz
  • Glisemik kontrol
  • Alkolün bırakılması
  • Sinir sağlığını destekleyen B kompleks vitaminler

4. Destekleyici Tedaviler

Alaçatı Kliniği’nde ihtiyaç durumuna göre kişiye özel uygulanabilir:

  • Nöroterapötik vitamin-mineral protokolleri
  • Mezoterapi / Mikrosirkülasyon artırıcı uygulamalar
  • Medikal akupunktur
  • Düşük seviyeli lazer terapileri (LLLT)
  • Fizik tedavi ve rehabilitasyon programları

Polinöropati Önlenebilir mi?

Bazı nöropati türleri tamamen önlenemese de risk azaltılabilir:

  • Kan şekeri düzenli takip
  • B12 düzeylerinin kontrol edilmesi
  • Düzenli egzersiz
  • Dengeli beslenme
  • Sigara ve alkolden uzak durma
  • Toksik madde maruziyetinin azaltılması

Alaçatı Kliniği olarak, düzenli takip ve kişiye özel sağlık planlarıyla polinöropati riskini azaltmayı hedefliyoruz.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Aşağıdaki belirtilerden biri bile varsa, gecikmeden bir nöroloji veya algoloji uzmanına başvurmak önemlidir:

  • Ellerde/ayaklarda artan uyuşma
  • Denge kaybı
  • Sebepsiz kas güçsüzlüğü
  • Yanıcı, batıcı tarzda ağrı
  • Yürüme güçlüğü

Erken tanı, sinir hasarının geri döndürülebilirliği açısından kritik öneme sahiptir.

Polinöropati, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen ancak erken tanı ve kişiye özel tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.
Dr. Başak Tanrıkulu Orhan – Alaçatı Kliniği olarak her hastayı bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmekte, modern tıbbi yöntemlerle bilimsel kılavuzlara dayalı tedaviler uygulamaktayız.

📍 Clinic Alaçatı
📞 +90 530 544 2035
🌐 Uzm. Dr. Başak Tanrıkulu Orhan